Öncelikle akademinin ilk günlerinde yaşadığım bir olayı anlatayım.Öğle arası arkadaşlarla birlikte dışarı yemek yemeye gittik.(koskoca akademi de yemek yok dışarı mı gidiyorsun yaaa diyen olabilir.Biz de bu duruma zor alıştık ama sonra hallettik) Ufak bir mahalle kebapçısı bulduk oturduk.Arkadaşlardan bir iki kişi üstünü değiştirmeden yani sınıfta giydiğimiz beyaz kıyafetlerle gelmişti.hepsinin yakasında doors akademi yazıyor.Kebapçı abi baktı sonra siz aşçılık mı okuyor sunuz? dedi.Herkes tek bir ağızdan "haaayyyıııır biz pasta ve ekmek okuyoruz" dedi.Kebapçı "hee tamm o da iyi peki size belge veriyorlar mı?" dedi.Biz "evet veriyorlar bitirince gel abi sen de istersen dedik" Adam düşündü sonra "ben 20 yıldır kebapçıyım ders almam ders veririm gelirsem " dedi.Yani postayı koydu kendince ancak kebapçı olmuş tamam da urfa yı 4 tl ye satıyor onu napcaz?İşte bu anlattığım durum gıda sektörünün bir aynası.Eğitimli eleman açığı çok fazla.Eskilerden gelen ustalarda kabullenmeme ve yeniliğe kapalı bir durum var.son 2-3 yıldır akademilerin açılması yabancı firmaların ülkede mekanlar açması bir kabuk değişimini beraberinde getiriyor.5-10 yıl içinde ülkemizde gıda sektörü anlamında çok sağlam gelişmeler olacağı fikrindeyim.Gelelim bizim yazımızın ana fikrine.Akademi notlarına 12.haftadan başlıyorum.11 hafta bana kalsın.
12.Hafta
Ders saatimiz 9.00 ve ben bu sabah 8.45 te uyandım.akşam fb-kasımpaşa maçının vermiş olduğu gerginlik ve maçtan sonra geç yatmış olmam(aynı zamanda bu durumda uyku borcu olan biri var bana ismini yazmıyorum o kendisini biliyor) panik havası yarattı.5 dk içinde hazırlanıp koşturmaya başladım.9.12 de sınıfa girdim ve şef yanına çağırdı.Şefimiz Alman ve süper enerjik bir insan.bana saat kaç? diye sordu ve ardından gülerek 30 şınav ceza dedi.sabah sabah 30 şınav çektim ve derse başladık.Bugün yeme içme yok.Sadece dekor çalışması yaptık.Alçıya benzer bir hamur gösterdi şef ve ardından herkes isteği figürleri yaptı.
![]() |
dekor hamurundan yaptığım üzüm |
Derslerle geçen iki günün ardından staj günü geldi.(pazartesi ve salı günleri ders çarşamba,perşembe ve cuma günleri staj görüyoruz.eğitim sistemi bu şekilde) 2 hafta boyunca gece stajındayım.çalışma saatleri nasıl gecede diye sorarsanız 22.00-06.00 cevabını veririm.İlginç bir deneyim.Sadece 4 kişiyiz fırında ve ekmek yapıyoruz.Bu hafta focaccia,panini,benedict,cevizli üzümlü,hamburger,tost ekmekleri ve simit yaptık.Bu işi sevmiyorsanız asla yapamazsınız hele ki gece.Beni bıraksalar 24 saat ekmek yapabilirim.Hamurun yoğurulması,işlenmesi ve mayalanması derken insan yoruluyor ancak fırından çıktığında çıkardığı "çıtır çıtır" sesler herşeyi unutturuyor insana.Sabah, yaptığın işin huzuruyla uyumak ise başka keyif.Herkes işe giderken sen uyursun,herkes işten eve gelirken sen işe gidersin.Bu iş böyle.Bana ekmek tutkusunu veren anneannemin yaptığı köy ekmekleri ve izlediğim bu video;
Tartine Bakery nin sahibi Chad Robertson ın şöyle diyor:"Fırından ekmek çıktığında bütün gürültü yapan şeyleri kapatın ve ekmeğin şarkısını dinleyin."
![]() |
fırında yaptığım ufak ekmekler |
Bir haftayı böyle geçirdik.13.haftada görüşmek üzere...
http://thisismyfield.blogspot.com/